Türk ekonomisine ‘lokomotif’ oldular

KOBİ’ler, ekonominin lokomotifi olarak görülüyor. Katkılarının daha da artırılması için kurumsal ve sermaye yapılarının güçlendirilmesi ve finansa erişimlerinin kolaylaştırılması gerekiyor.

Türk ekonomisine ‘lokomotif’ oldular

Milliyet'ten Hanife Baş'ın haberine göre Küçük ve orta boyutlu işletmeler daha yaygın deyimiyle KOBİ’ler... Türkiye ekonomisinin lokomotifleri. Ülkedeki işletlemelerin yüzde 90’ından fazlasının da KOBİ olduğu düşünüldüğünde önemleri daha iyi ortaya çıkıyor. KOBİ tanımında genel ölçüt olarak çalışan sayısı ve ciro alınıyor. 250 kişiden az çalışanı olan cirou 25 milyon TL’yi aşmayan firmalar KOBi olarak adlandırılıyor.

2012 verilerine göre Türkiye’de 3 milyon 474 bin işletme bulunuyor. Bu işletmelerin yüzde 94’ü mikro, yüzde 24’ü küçük, yüzde 4.78’i orta boyutlu.

2012 yılında tüm işletmelerin yaklaşık yüzde 36’sı ticaret, yüzde 17’si ulaştırma ve depolama, yüzde 12’si imalat sektöründe faaliyet gösteriyor.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Başkanı Mustafa Kaplan, Türkiye’de 3 milyon 440 bin işletme bulunduğunu ve bunların yüzde 99’unun KOBİ olduğunu söyledi.

KOBİ’leri finansal olarak desteklemek adına KOSGEB olarak geniş yelpazede bir destek programları bulunduğunu hatırlatan Kaplan, “Bunun içinde yeni girişimciyi ilgilendiren de var, teknolojik bir Ar-Ge çalışması yapan bilim insanlarını da.

Bundan dolayı destek politikalarımız değişken kriterler gösterebiliyor. Ancak bizlere gelen destek başvurularında genel gördüğümüz sorunlar proje kültürünün işletmelerimizde tam manasıyla yerleşmemiş olmasından kaynaklanıyor” şeklinde konuştu.

KOBİ’lerin sorunlarına da değinen Mustafa Kaplan, artık ‘başka yerde şubemiz yoktur’ mantığından çıkmak gerektiğini vurguladı. Mustafa Kaplan, “İşletmelerimiz, işbirliği ve güçbirliği ile rekabetçi ekonomide bir adım öne geçmeliler. Pazar araştırmasının işletmecilerimiz tarafından gerektiği önemle yapılamıyor. Finansmana erişim zorluğu yaşıyorlar. Kredi kullanım koşulları, sermayedar desteği ve yatırımcı fırsatları konusunda maalesef hala tam anlamıyla belli kurumlar tarafından istenilen ölçüde desteklenmiyor” diye konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir