Suriye bizi etkilemez herkes Fed’e bakmalı

Türkiye’nin Suriye’ye yapılacak olası bir müdahaleden çok fazla etkilenmeyeceğini ifade eden Hasan Basri Göktan, önümüzdeki dönemde daha çok Fed’in kararlarının etkisi olacağını ancak Türkiye’nin gelişmekte olan diğer ülkelere göre şanslı olduğunu belirtti

Suriye bizi etkilemez herkes Fed’e bakmalı

Milliyet'ten Kadife Şahin'in haberine göre Türkiye’de siyaset ve ekonomide sıcak gelişmeler yaşanıyor. Birçok ekonomist dünyada yaşanan dalgalanmaların etkisiyle istikrarlı olmayan bir piyasa sürecine girildiği konusunda hemfikir. Piyasa tarafında Fed, siyaset cephesinde Suriye’deki olası bir müdahalenin ekonomiye etkileri endişelere neden oluyor.

Bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Basri Göktan, Suriye’ye müdahalenin Türkiye’yi çok fazla etkilemeyeceğini buna karşılık Amerikan Merkez Bankası Fed’in alacağı kararların daha etkili olacağını söyledi.
Göktan, “Suriye’ye müdahale edilse bile ekonomiyi çok fazla etkileyeceğini tahmin etmiyorum. Suriye’nin büyüklüğü, ekonomisi nedir? Burada en güçlüsü Libya’ydı. Bir buçuk ayda gitti” dedi.

ETRAFIMIZDAN PARA GELİYOR

Fed’e ilişkin de değerlendirme yapan Göktan şöyle konuştu: “Gelişmekte olan ülkeler ve TürkiyeABD’nin piyasadaki tahvilleri azaltamaya başlamasından elbette etkilenecek ama Türkiye şanslı. Konum itibarıyla şanslı. Etrafımızda Suriye, Mısır, Irak’ta yaşananlar nedeniyle Türkiye’ye para geliyor.” Önceki gün bir araya geldiğimiz Hasan Basri Göktan ile Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin sorularımızı yanıtladı.
 
FED HESAPLARI BOZDU
Fed piyasayı nasıl etkileyecek?

Dünya son dört beş yıldır ekonomik krizle boğuşuyor. Önceleri gelişmekte olan ülkelerden korkulurdu, sonra gelişen ülkelerden endişe duyulmaya başlandı. Ancak bu krizler yaşanırken dünya farklı bir metod uyguladı. Bize 2001 krizinde tavsiye ettiklerini kendilerine uygulamadılar.

Bize ‘Aman hemen parayı kısın, sıkı tedbir alın, zor durama düşenleri tasfiye edin, birleştirin” derken kendileri için ‘Ne yapalım bu batılamayacak kadar büyük, birden bire sıkarsak kriz daha derinleşir, 1930’lara gider, daha kötü olur piyasaya likidite verelim” dediler.

Tabii şansları da var, ABD, doları kendisi bastığı için bol bol para basarak piyasayı rahatlattı. Nitekim bir kaç dip noktasından sonra Amerikan ekonomisi canlanmaya başladı.
Avrupa da para bastı. Avrupa henüz canlanmaya başlamadı ama İngiltere biraz canlanmaya başladı. Çünkü İngiltere’de Araplar ve Ruslar konut alıyorlar. Bir de İngiltere’nin kendine özgü bir yaşam tarzı ve ekonomisi var.

Çok büyük kültür ve turizm ihracatları var. Bundan ciddi para kazanıyorlar. Bu ülkelerde para bollaşınca bizim gibi ülkeler bundan istifade etti. Ancak Amerika sonsuza kadar para basamazdı.

Bu ekonomik bir kuraldır, parasal taban denen bir olay var.

Bunu bir şekilde geriye çekeceklerdi, beklenen bir şeydi ama zamanlamasında bir hata oldu. Söylenen şuydu, beş yıldan önce bu parayı piyasadan çekmezler deniyordu ancak beş yıl değil iki yıl sonra başladı. Böyle olunca da hesaplar bozuldu.

Burada bir kasıt var mıydı?

Bu ekonomik bir zorunluluk. Biraz da şundan endişe etmiş olabilirler; Amerika’nın ekonomisinin de paraya ihtiyacı var.

Onlar da cari açık veriyor, borçlanıyor. Çok fazla miktarda ithalat yapıyorlar.

Baktılar ki para dağılıyor, önce uzun vadeli tahvillerden başlayarak parayı toplamaya başladılar. Dünyanın lider parası olma durumunu korumak istediler.

Piyasaya bol dolar vermeye devam etselerdi belki de doların dünya ticaretindeki yerini koruyamayacaklardı. Bundan endişe ettiler. Ancak şu da bir gerçek ki bu kararı verirken gelişmekte olan ülkelerde bu kadar sert bir tepki yaratacağını tahmin edemediler.
 
BAŞÇI’NIN AÇIKLAMALARI NET ANCAK ARKASI DOLDURULMALI

Para girişinin Türkiye ekonomisi üzerinde Suriye’den daha etkili olacağını ifade eden Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin, Merkez Bankası’nın son açıklamalarıyla piyasaya güven verdiğini söyledi.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın açıklamalarının çok net olduğunu ifade eden Uluşahin şönları söyledi: “Arkasını dolduracaktır. Aksi çok daha negatif etkiler. Bu kadar iddialı konuştuktan sonra sağlam bir duruş gelmeli. Döviz tarafı çok net değildi, dövizdeki politikanın şaşırtıcı olacağını söyledi. Bunun ne olduğunu hep beraber göreceğiz.”

Kredi talebi azaldı mı?

Kredi iştahında bir kesilme veya daralma hiç görmüyoruz ki biz yüzde 16’ya yakın büyüdük. BDDK verileri yıllık büyümeyi şu anda yüzde 27’lerde gösteriyor. Bizim hedefimiz yüzde 30.

Dünyadaki hareketlerden sonra kredi talebinde bir yavaşlama görmedik. Anadolu ile İstanbul farklı tepki veriyor. Anadolu’daki müşterilerimizin daha çok günlük ihtiyaçlara göre kredi talebi oluyor.

Sizin planınız nedir?

ABD’nin hareketi fiyatlara yansıdı. 6 Eylül’de istihdam verileri açıklanacak ama gelişmekte olan ülkelerde daha fazla dalgalanma olmaz diye düşünüyorum. ABD yine para vermeye devam edecek ama bunun hızını yavaşlatacak.

MB’nin açıklamalarıyla daha yumuşak bir süreç olacak. ABD bizi negatif etkileyecek mi, elbette etkileyecek. Hızlı bir geri dönüş beklemek çok fazla bir iyimserlik olur.

Banka komisyonları tartışma konusu. Burada bir standart olacak mı?
Rekabet edilebilir bir şablon olmalı. Standart olmalı. Müşteriyi şaşırtmamalıyız. Şok vermemeliyiz.Bilgilendirmeleri zamanında yapıp, net ve şeffaf bir şekilde kıyaslamalı tablolar sunabilirsek müşterilerde bu uygulamaya alışırlar. Servis sektöründe hizmet bedeli ise normaldir.