Kurukahveci tam bağımsız kalacak!

Gezi Parkı eylemlerinin en yaratıcı sloganlardan biri de Çarşı Grubu’nun Starbucks’un camına astığı “Yaşasın Tam Bağımsız Kuru Kahveci Mehmet Efendi” yazısıydı.

Kurukahveci tam bağımsız kalacak!

Habertürk'ün haberine göre biber gazından kaçanlara kapılarını kapattığı iddiasıyla Starbucks’ı protesto eden direnişçilerin öfkesi, bu yazıyla Türkiye’nin en eski Türk Kahvesi markası Kurukahveci Mehmet Efendi’ye övgüye dönüştü.

1871 yılından beri, üç kuşaktır Kurukahveci Ailesi tarafından yönetilen Kurukahveci Mehmet Efendi, son yıllarda kahve zincirlerinin hızla yaygınlaşmasına karşın, geleneksel iş yapış şekillerinden vazgeçmeyen bir şirket. Türkiye pazarına Starbucks’ın girdiği ve hızla yayıldığı 2000’li yılların başında şirketin başındaki Mehmet Kurukahveci’ye, “Siz markanızı bu şekilde yapılandırmayı düşünür müsünüz?” diye sormuştum. Dün ise Mehmet Bey’e hayli çarpıcı bir iddiayı sormak için yıllar sonra tekrar aradım.

E-posta kutuma düşen bir mektupta, hissedarlar içinde anlaşmazlıklar olduğu ve şirketin Nestle ya da Starbucks’a satılması için ortaklardan bazılarının hazırlık yaptığı iddia ediliyor ve bu amaçla şirkete iki yönetici yerleştirildiği ileri sürülüyordu. Şirket ortaklarından Mehmet Kurukahveci’ye ulaşıp yıllar önce sorduğum soruyu bu kez başka bir şekilde sordum: “Şirketinizi satıyor musunuz? Ya da yabancı ortak mı alıyorsunuz?”

Mehmet Kurukahveci, “Benim bu konuda bilgim yok. Diğer ortaklar görüştü mü onu da bilmiyorum. Ama böyle zamanlarda bu tür söylentilerin çıkması çok doğal. Bakın, Yunanistan’da tek bir Yunan kahve zinciri kalmadı, hepsi satıldı. Ama ben kendi adıma şunu söylemeliyim, hiç kimseyle görüşme yapmıyoruz. Nasıl başladıysak öyle devam ediyoruz. Hafta başı bununla ilgili bir açıklama yapabiliriz” dedi. Mehmet Kurukahveci, Gezi eylemlerinde slogana dönüşen “Yaşasın tam bağımsız Kurukahveci Mehmet Efendi” yazısıyla ilgili olarak da, “Bizim böyle bir konuda herhangi bir yorumumuz olamaz. Başkalarını eleştirmek adına yapılan bir övgüyle mutlu olmak da bize yakışmaz” yorumunu yaptı.

19. yüzyıl sonlarına kadar Türk kahvesi, çiğ çekirdek olarak satılıyor ve evlerdeki kahve tavalarında kavrulduktan sonra el değirmenlerinde çekilerek içilebiliyordu. Bu durum; Hasan Efendi'nin işlettiği baharat ve çiğ kahve satan dükkânın, oğlu Mehmet Efendi tarafından devralınmasına kadar sürdü. 1871 yılında işin başına geçen Mehmet Efendi, kahveyi müşterilerine hazır olarak satmaya başladı. Ardından oğulları Hasan Selahattin, Hulusi ve Ahmet Rıza Beyler baba mesleğini sürdürdü. Aile 1934 yılında "Kurukahveci" soyadını aldı. Bugün Kurukahveci'nin yönetiminde olan Mehmet Efendi'nin torunları, Ahmet Rıza Kurukahveci'nin vefatından sonra yönetimi devraldılar. Şirketi, erkek kardeşlerden Hulusi Kurukahveci ve Mehmet Kurukahveci yönetiyor. Kız kardeşler Saadet Semra Göney ve Ayşe Refhan Songur ise şirket yönetiminde aktif değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir