İhracatçının kur isyanı

Son günlerde kurda yaşanan hızlı düşüşten rahatsız olan ihracatçılar isyan bayrağını açtı.

ihracatcinin kur isyaniTürkiye'ye fon girişinin sürmesiyle kurda yılın en düşük seviyeleri test ediliyor. FED Başkanı Yellen'ın güvercin duruşu, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi'nin parasal gevşemeyi canlı tutan açıklamaları sonrası döviz sepeti tarihi bir rekorla 12. işlem gününü ekside tamamlamasının ardından dün ilk kez yükseldi.

Son iki aylık süreçte yüzde 8 oranında değer kaybeden Dolar/TL geçtiğimiz hafta 2,06 seviyelerini test ederek Aralık 2013'ten bu yana en düşük seviyesini test etmesini takiben dün 2,08'e yükseldi. Euro/TL ise 2 ay önce test ettiği 3,10'lu seviyelerden 2,86'ya geriledi. Kurda yaşanan hızlı düşüş, yüksek kurdan fiyatlamasını yapan ihracatçıyı isyan ettirdi. İstikrarlı kur çağrısını yineleyen sanayici ile ihracatçılar, Merkez Bankası'nı adım atmaya çağırdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ‘Ekonomi ve Dış Ticaret Raporu'nun tanıtım toplantısında gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta "Dolar 2,40 lirayı gördüğünde TCMB, günde birkaç milyar dolar döviz satım ihalesi yapıyordu. Kurum, o dönem nasıl canhıraş çaba sarf ettiyse şimdi de proaktif davranıp gerekeni yapmalı" sözleriyle Merkez Bankası'na çağrıda bulundu. TİM Başkanı, ''Rekabet gücümüzü mümkün kılacak rakam dolarda 2,15, Euro'da 3 liradır.'' diye konuştu.  Doların 2.07, euronun 2.85 TL'ye gerilediğine dikkat çeken İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, "Ateşten gömleğe dönüşen bu kurla kimse ihracatçıdan medet ummasın" dedi.  Tanrıverdi, yaptığı yazılı açıklamada, son birkaç ay içinde hızla yükselen döviz kurlarının son dönemde yüzde 10 gerilediğini vurgulayarak, "Bu gel-git ortamına müdahale edilmezse kimse ihracatçıdan yeni rekorlar ve büyüme hedefine katkı beklemesin" dedi. Tanrıverdi, 2.35 TL'yi gören doların 2.07'ye 3.20'leri gören euronun ise 2.85 TL'lere düştüğünü vurgulayarak, bu ortamda sipariş yazan ihracatçının ateşten gömlek giydiğini söyledi. Tercihlerinin yüksek kurdan öte, öngörülebilir kur olduğunu belirten Tanrıverdi, "İhracatçılar olarak bizler daha istikrarlı, enflasyon oranında artan bir dolar ve euro kuru beklentisi içindeyiz. Aralık ayında yaptığımız açıklamada kurdaki hızlı artışın mevcut dengeleri bozup birçok firmanın sıkıntıya girmesine neden olacağı uyarısında bulunmuştuk.Bugün geldiğimiz noktada bir kez daha haklı çıktık. Müşterilerimiz Türkiye'deki kurları en az bizim kadar yakından takip ediyorlar. Yükselen kurla birlikte müşterilerimizden gelen baskıyla fiyatlarımızı aşağı indirmek zorunda kaldık. Hem müşterinin indirim baskısı, hem yüksek kurdan yazılan siparişlerde bugün için yüzde 10'lara varan kur kaybı yüzünden edeceğimiz kârdan çok daha fazlasını dövizdeki dalgalanmaya kurban verdik.'' dedi.

''DENGELİ KUR POLİTİKASINDAN YANAYIZ'' Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, THELİRA'ya değerlendirmesinde, Merkez Bankası'nın öncelikle enflasyon düzenlemesi altında ilgili parametreleri dengelemeye çalıştığını kaydederek faiz kur dengesinin Türk sanayisi için çok önemli olduğunu vurguladı.  Ani iniş ve çıkışların var olduğu kur politikasının sanayicileri müşkül durumda bıraktığını bildiren Keçeci, dengeli bir kur politikasından yana olduklarını ifade etti.  ''Sadece Türkiye'deki ekonomik koşullarla dengelenmeyen kur ve faiz üzerinde yurtdışı parametrelerin de etkili olduğunu bildiren Keçeci, ''Merkez Bankamızın gerçekten konuları iyi değerlendirdiğini ve analiz ettiğine inanıyoruz. Sanayici ve ihracatçılar olarak kurun ne olacağı değil, nasıl dengeli hale getirileceği önemlidir. Bu nedenle 2,10-2,20 arasında seyreden kur, Türk sanayicisi ve ihracatçısı için önemli bir seviye. Faiz ile kur birlikte mütalaa edilerek dengesiz faiz politikasıyla daha önceki zamanlarda olduğu gibi beklenmeyen kur hareketinin faizler sebebi olmamalıdır. '' diye konuştu.

''KARSIZ DÖNEMLER GERİ GELDİ'' Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin ise THELİRA'ya yaptığı değerlendirmede, döviz yükseldiğinde cari açığın düştüğü ve ihracatın arttığını çok açık bir şekilde tüm Türkiye'nin gördüğünü kaydederek 1-2 puanlık enflasyon artışından dolayı Türkiye'yi cari açık artışa zorlamak, ihracatı engellemenin doğru olmadığını belirtti. İhracatçıların Euro 3 TL iken sattıkları malları mevcut durumda bu fiyatla yapmak durumunda olduklarını bildiren Negrin, yeniden karsız dönemlerin geri geldiğini kaydederek Merkez Bankası'nı kuru istikrarlı seyre getirmeye çağırdı.  Hazır giyim ihracatının yüzde 75'inin, Türkiye'nin ise genel ihracatının ise yüzde 50'sinin Euro cinsinden olduğunu hatırlatan Negrin, ''Şu anda çok yanlış bir yerdeyiz. Euronun 3 civarında tutunması lazım.'' dedi. Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapmak durumunda olduğunu kaydeden Negrin, ''Merkez Bankası kademeli indirimler yapsa kuru dengelerdi. İnce ayarla yarım-1 puanlık indirimlere gitmesi lazım'' diye konuştu.

''BU SEVİYELERDEKİ KUR ZARAR YAZDIRACAK'' İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ise, kurdaki oynaklığa isyan ederek ''TL'nın değeri neresidir biri bana bunu anlatsın, öğrenmek istiyorum. 10 gün öncesiyle bugün arasında Türkiye'de ne değişti? TL neden buraya geldiğini öğrenmek en doğal hakkımız diye düşünüyorum. Yüzde 10'a varan marjı kazandırıp kaybettirmeye kimsenin buna hakkı yok. Alıştığım yer benim için en makul yerdir. Dolar/TL'de 2,15-2,20 arasına alışmıştık, maliyetleme, fiyatlamayı o seviyelerde yapmıştık. Şimdi ise başa döndük, 6 ay öncesine geldik. Faiz indirimi olması lazım ki kur belli dengeye gelsin. Kur buralarda durur ve aşağı doğru giderse gelen bedellerin hepsi zarar yazacaktır. '' değerlendirmesinde bulundu.

''MERKEZ KURUN SEVİYESİNDEN RAHATSIZ DEĞİL'' Erste Yatırım Başekonomisti Nilüfer Sezgin, reel efektif kur endeksine bakıldığında bu kadar değerlenmeye rağmen Merkez Bankası'nın olması gerektiğini düşündüğü aralığın hala altında olduğunun görüldüğünü dolayısıyla Merkez Bankası'nın şu ana kadar yaşanan değer kazancından rahatsız olduğu düşünmediğini belirtti. Sezgin sözlerini şöyle sürdürdü: ''Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, değerlendirmesinde, ''Önümüzdeki dönemde reel efektif kur endeksindeki gelişmelerin, cari açıktaki iyileşmeyi destekleyeceğini varsayıyoruz'' diyor.

Bu açıklamadan, aslında TL'nin hızlı bir şekilde değer kazanmasını desteklemiyoruz ya da bizim stratejimiz içinde bu pek yer almıyor gibi bir anlam çıkıyor. Belki bu seviyeden sonra biraz daha değer kazancı Merkez Bankası'nın tercih ettiği bir şey olabilir ama bu seviyelerden itibaren maksimum yüzde 2-4 değer kazancından sonra Merkez Bankası'nın döviz alım ihalelerine başlayabileceğini düşünüyoruz. TL'de yüzde 2-4 değer kazancı olursa Merkez Bankası'nın döviz alım ihalelerine başlama ihtimalini kuvvetli görüyoruz. Bu da Türk Lirası'ndaki değer kazancını biraz frenleyecektir. Öte yandan kur için, TL değer kazanmasın diye Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapacağını zannetmiyorum ama TL'nin güç kalması faiz indirimlerinin önünü açabilir.''

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir