Gösterilerde 3 ortak faktör

New York Times’ın ünlü köşe yazarı Thomas Friedman, Türkiye, Brezilya, Mısır ve Rusya gibi ülkelerde meydana gelen protesto gösterilerinde, "liberal olmayan çoğunlukçu demokrasiler, orta sınıfın yaşadığı stresler ve sosyal medyanın sağladığı olanaklar" olmak üzere üç faktörün etkili olduğunu savundu.

Gösterilerde 3 ortak faktör

Başta Türkiye ve Brezilya’da olmak üzere son dönemde bazı ülkelerde yaşanan yaygın protestoların gerisindeki nedenler tartışılmaya devam ediliyor. New York Times’ın ünlü köşe yazarı Thomas Friedman, protesto gösterilerini, “liberal olmayan demokrasiler, orta sınıfın yaşadığı stresler ve sosyal medyanın sağladığı olanaklar” olmak üzere üç faktöre bağladığı yorumunda otokrasinin her zamankinden daha az sürdürülebilir olduğunu, demokrasilerin ise daha yaygın olsa da her zamankinden daha kırılgan olacağını savundu.

Thomas Friedman, CIA eski analisti Paul R. Pillar’ın kısa bir süre önce yayımladığı bir değerlendirmede Türkiye ve Brezilya ile ilgili “Neden demokrasilerin sokaklarında o kadar halk ayaklamalarını görüyoruz?” sorusunu sorduğuna dikkat çekti. Firedman köşe yazısında Pillar’ın dile getirdiği sorunun Mısır, Rusya, Şili ve ABD için de geçerli olduğunu belirtti.

“Bu önemli bir soru ve inanıyorum ki yanıtı, üç fenomenin bir araya gelmesi” diyen Friedman, üç faktörü “liberal olmayan demokrasiler, orta sınıfın yaşadığı stresler ve sosyal medyanın sağladığı olanaklar” olarak sıraladı. Thomas Friedman, şu görüşünü öne sürdü:

“Birinci faktörün liberal olmayan ‘çoğunlukçu’ demokrasilerin çoğalması olduğuna inanıyorum. Rusya, Türkiye ve bugünkü Mısır’da demokratik biçimde seçilen ancak seçilmiş olmayı, sanki demokrasinin genel olarak haklar ve spesifik olarak azınlık hakları meselesi değil sadece seçme hakkından ibaret olduğu gibi muhalefeti gözardı etmek, medyayı bastırmak ve buyurgan veya yozlaşmış biçimde davranmak dahil, istedikleri her şey yapabilme fermanı olarak yorumlayan iktidardaki çoğunluk partilerini protesto etmeyi amaçlayan kitlesel gösteriler gördük.”

Thomas Friedman, “Türkiye, Rusya ve Mısır’da protestocuların hepsinin ortak yanının ‘seçilmiş olanların halkın sesini ve yönetişime katılma hakkını çaldıkları’ hissiyatı olduğunu savundu. Friedman ikinci faktör olarak gördüğü orta sınıfın durumuna ilişkin, hızlı küreselleşme döneminde orta sınıf mensubu olabilmek için insanların daha fazla ve daha akıllıca çalışmak ve yaptıkları iş ne olursa olsun daha da yenilenmek zorunda kaldıklarını kaydetti.

Anne babalarına göre daha iyi bir hayatın olup olmayacağını soran genç sayısının önemli ölçüde arttığına da dikkat çeken Friedman, yorumunda Türkiye, Brezilya, Rusya ve Mısır’da “resmi muhalefetin cansız” olduğunu öne sürerek “Bunun sonucunda da halk kendi muhalefetini oluşturarak sokağa dökülüyor” ifadesini de kullandı.
Friedman, sosyal medyanın sağladığı olanaklar üzerinde durduktan sonra da yazısını “Sonuç olarak da otokrasi, her zamankinden daha az sürdürülebilir olduğudur. Demokrasiler ise, her zamankinden daha çok yaygın olsa da her zamankinden daha kırılgan olacak” uyarısıyla noktaladı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir