Banka hisseleri yüzde 30 düştü

Avrupa Merkez Bankası’ndan gelen genişlemeci politikaların uzun bir süre daha devam etmesi gerektiği söylemi, borsalara soluklanma fırsatı verdi.

Banka hisseleri yüzde 30 düştü

Piyasalarda stresli hava devam ediyor. İlk yarıya damgasını vuran merkez bankaları, 2013 yılının ikinci yarısında da yatırımcıların takibinde. Merkez bankalarının olası politika değişiklikleri büyük bir merakla izleniyor. Geçtiğimiz hafta FED toplantı tutanakları ve FED Başkanı Bernanke'nin konuşması önemli bir gündem maddesiydi. Zira tarım dışı istihdam rakamı 195.000 kişi artış göstermişti.  İşte o yazı: FED Başkanı Bernanke'nin açıklamaları ile gelişen piyasalarda nefes alındığı görüldü. Bernanke'nin 10 Temmuz'da yaptığı açıklamada, teşviklere devam edileceğini söylemesi ve aynı gün açıklanan Fed toplantı tutanaklarının teşviklerin azaltılmasının beklendiği kadar yakın bir zamanda olmayabileceğine işaret etmesini, piyasalar olumlu algıladı.

İfadeler yumuşak geldi
Uzmanlar, Bernanke'nin ifadelerinin yumuşak olduğunu belirtiyor. Avrupa tarafında ise Avrupa Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Vitor Constancio'nun Euro Bölgesi ekonomisinin yavaş toparlanması nedeniyle genişlemeci politikaların uzun bir süre daha devam etmesi gerektiğini söylemesiyle MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi, dördüncü gün de yükseldi. Türkiye'ye baktığımızda ise diğer gelişen ülkelerde olduğu gibi TCMB'nin de önlemler aldığını görüyoruz. TCMB, döviz satış ihaleleri düzenleyerek bir yandan döviz kurlarını frenlemeye çalışırken, diğer yandan piyasaya verdiği TL maliyetini artırarak sıkılaştırmaya gidiyor.
Hava dışarıya bağlı...

Merkez Bankası bir yandan TL'de sıkışıklık oluştururken bir yandan da döviz kurlarının yükselişe devam etmesine engel olmaya çalışıyor. Elbette bu yapılırken yurtdışı gelişmeler de yakından takip ediliyor. Piyasada Merkez Bankası'nın faiz yerine döviz üzerinde durması, tartışmalara neden olmakta. Global gelişmeler olumlu olduğu sürece TCMB'nin eli rahat olacaktır. Ancak merkez bankalarından gelebilecek olumsuz haberler içeride de havanın bozulmasına neden olabilir.

Şirketler için bilanço dönemi
Borsa İstanbul'a baktığımızda, cari açığın beklenenden yüksek çıkması ve önümüzdeki hafta açıklanmaya başlayacak olan bilançolar hisse senetlerinde alımların pek de istekli olmamasına neden oluyor. Şirketler 12 Ağustos 2013'e kadar konsolide olmayan bilançolarını açıklayacak. Kur ve faizlerdeki hareketlenme nedeni ile şirketlerin mali tablolarında bozulmalar gözlenebilir.

Zirveden hızlı inen bankalar
Borsa İstanbul Endeksi son bir yılda gördüğü en yüksek seviyenin yüzde 20 altında. 22 Mayıs'ta 93,398 seviyesine kadar yükselen BIST 100 Endeksi, şimdi 73,921 seviyesinde. Hisse senetlerinin piyasa değeri 22 Mayıs'tan bu yana azalma gösterdi. Banka hisselerindeki erime ise 71 milyar TL oldu. Zirve seviyesinden hızlı inen bankalara baktığımızda Vakıflar Bankası, Garanti Bankası, İş Bankası (C), Yapı ve Kredi Bank., Tekstilbank, Akbank, T. Halk Bankası listede ilk sıralarda yer alan kurumlar arasında yer alıyor. Bankalardaki erime ile birlikte hisse senetlerinin fiyat/kazanç ve piyasa değeri/defter değeri oranları gözlenmeye başlandı.
Zira ucuz olan hisse senetleri olası yükselişlerde yatırımcı tercihlerinde öne çıkacak.

Rahatlatıcı açıklamalar altını destekler
Bernanke'nin konuşması sonrasında hareketlenerek 1.300 dolar seviyesine yükselen altının onsu haftayı 1.278 dolar seviyesinden tamamladı. Piyasalarda hisse senetlerine yönelim ve faizlerde gerileme yaşandıkça yatırımcı açısından altın cazip olacak. Öte yandan küresel gelişmeleri izleyenler, Asya piyasalarını ve Çin'i yakından takip ediyor. Olası gelişmeler piyasalarda korku endeksi olarak bilinen VIX Endeksi'ni de etkileyecektir. VIX Endeksi yukarı çıkmaya başlarsa bu da altında yükselişe neden olur.

YABANCI'NIN PAYI YÜZDE 63.4'E DÜŞTÜ

Borsadaki yabancı payı İMKB 100 Endeksi'nin zirve yaptığı 22 Mayıs'tan bu yana geriliyor. 22 Mayıs tarihinde borsadaki yabancı payı yüzde 66.31 seviyesinde bulunurken 12 Temmuz'a geldiğimizde bu oran yüzde 63.47'ye geriledi. Yabancıların borsadaki payında gerileme yüzde 2,84 oranında oldu. Yabancıların ağırlıklı olarak likit hisselerde satışlar yaptığı görüldü. Aracı kurumlara bir yıl geçiş süresi tanındı. Bir süredir aracı kurumlara yönelik olarak beklenen değişiklikler nihayet 11 Temmuz'daResmi Gazete'de yayınlandı. Ancak değişikliklerin yürürlüğe girmesi 1 Temmuz 2014'e bırakılırken aracı kurumların da bu süre zarfında kendilerini yeni değişikliklere uyumlu hale getirmesi için fırsat verildi. Geçtiğimiz 11 Temmuz günü Kurul yayınladığı üç tebliğ ile bir yandan aracı kurumların faaliyet alanını genişletirken diğer yandan gerekli olan asgari sermaye sınırını yükseltti. Böylece piyasada hem daha güçlü kurumlar istediğini hem de faaliyet gösterecek bu kurumların gelirlerinin artması yönde tedbirler aldı. Sermaye 2 milyon TL'den başlıyor? Yeni düzenleme ile aracı kurumlar yapacakları faaliyetler açısından dar yetkili, kısmi yetkili ve geniş yetkili olarak üç grupta toplandı. Dar yetkili aracı kurumlar sadece emir iletimine aracılık ve danışmanlık faaliyeti yapabilecek. Kısmı yetkili aracı kurumlar ise yukarıdaki faaliyetlere ilave olarak işlem aracılığı ve sınırlı saklama hizmeti ile portföy yöneticiliği yapabilecek. Geniş yetkili aracı kurumlar ise dar ve kısmı yetkideki faaliyetlere ilave olarak portföy aracılığı faaliyeti, genel saklama hizmeti ve aracılık yüklenimi faaliyetlerinde bulunabilecek. Dar yetkiyle faaliyet yürütmek isteyenlerin en az 2 milyon TL sermayeye sahip olması gerekiyor. Kısmı yetkililer 10 milyon TL ve geniş yetkililer ise 25 milyon TL asgari sermayeye sahip olması şartı aranacak. Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) ise aracı kurumların faaliyetlerinin genişletilmesine olumlu yaklaşıyor. Ancak asgari sermaye şartına ise şiddetle itiraz ediyor. Aracı Kuruluşlar Birliği yaptığı açıklamada, genişleyen faaliyet alanlarının daha yüksek ve güçlü sermaye gerektirdiğini kabul etmekle birlikte benzer ülke örnekleriyle karşılaştırıldığında ve piyasalarımızın boyutu düşünüldüğünde çok yüksek olduğunu dile getirmekte. Ciddi bir silkelenme olabilir. Özellikle sadece emir iletimine aracılık faaliyeti için gereken 2–10 milyon TL aralığındaki sermaye tutarının bu işlerin büyüklüğü açısından alternatif getirisini sağlamayacağını iddia etmekte. TSPAKB, bir yıl sonra yürürlüğe girecek olan düzenlemede değişikliğe gidilmemesi halinde en az 40 aracı kurumun etkileneceğini söylüyor. Etkilenen aracı kurumlardan sermaye artırımına gidenler faaliyetlerine devam ederken sermayesini artıramayanlar ya da bu yolu tercih etmeyenler kapanacak. Faaliyet gösteren halihazırda 100 aracı kurum olduğu göz önünde bulundurulduğunda ciddi bir silkelenme olacağı anlaşılıyor. Aracı Kuruluşlar Birliği ise bir yıllık süreçte düşünülen asgari sermayenin esneyeceğini umut ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 − 5 =