Ribery'den G.Saray'la ilgili özel açıklamalar

Bayern Münih'in Fransız yıldızı Franck Ribery, Galatasaray günlerini anlattı ve sarı kırmızılı takımın Şampiyonlar Ligi'ndeki durumunu değerlendirdi.

Ribery'den G.Saray'la ilgili özel açıklamalar

2005 yılında Galatasaray forması giyen ve şimdilerde FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilmesi beklenen Ribery, eski günleri özlemle anarken, son derece samimi açıklamalarda bulundu.

İşte Fransız yıldızın öne çıkan sözleri:

"İNANCIM BENİ GÜÇLENDİRDİ"

"Dinim, benim özelimdir. İnançlı biriyim ve İslam dinini tercih ettiğim günden beri kendimi zihinsel açıdan gelişmiş ve güçlenmiş hissediyorum. Fakat İslam dini, benim karakterimi ve dünya görüşümü değiştirmedi."

"GÖREVİM HERKESİ MUTLU ETMEK"

"Başarılı olup popülaritem arttıkça taraftarın da sevgilisi oldum. Onlarla hep iyi bir ilişki içinde olmak isterim. Bu nedenle, maçların ardından beni sokakta gezerken durduran herkesle konuşur onlara imza veririm. Çevremdekileri mutlu etmek benim misyonum. Bu benim hayat parolam. Bunu babamdan öğrendim ve mümkün olduğu kadar da uygulamaya çalışıyorum."

"2014 İÇİN FAVORİM ALMANYA"

"Dünya Kupası vizesi için önce Play-Off maçımız var. Ukrayna çok güçlü ve zorlu bir rakip. Çok koşan, çok mücadele eden bir takımla karşılaşacağız. Ancak tur için favori ülke biziz. Dünya Kupası Finalleri'ne gelince; Brezilya ev sahibi olarak tabii ki şampiyonluk için en büyük aday. Fakat benim favorim Almanya. Takım ruhu ve bireysel anlamda harika oyuncuları var. Onların dışında, kupaya çok aday bulunuyor. Bunlardan biri de biziz, Fransa. 2006 yılında harika bir Dünya Kupası geçirdik. Finalde şansız bir şekilde İtalya'ya kaybettik. Şimdi daha tecrübeliyim. Şampiyonlar Ligi'ni kazandım ve sadece Dünya Kupası'nı kazanmak kaldı. Bu benim hayalim."

FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilmesi beklenen Bayern Münih'in yıldızı Frank Ribery, "Galatasaray benim için çok iyi bir seçimdi. 21 yaşındaydım ve Galatasaray'da olgunlaştım. Türkiye'de krallar gibiydim. Hakan Şükür gibi bir yıldızla oynama imkânı buldum" dedi

"PARA İÇİN İNŞAATTA ÇALIŞTIM"

"Çocukluğumun çok iyi geçtiğini söyleyemem. Geçimimiz için gerekli parayı kazanabilmek adına babamla birlikte inşaatta çalıştım. Ama futbol benim için okuldan da daha önemliydi"

"Geçimimiz için gerekli parayı kazanabilmek adına babamla birlikte inşaatta çalıştım. Küçükken de futbol oynardım. Futbolun benim için okuldan daha önemli olacağını biliyordum. Daha doğrusu, futbol sayesinde hayatta kalmamız için gerekli parayı kazanabileceğimi biliyordum. Ancak böylesine büyük bir kariyer sahibi olacağımı hayal dahi etmemiştim. Babam ve eşim benim en büyük desteğimdi. Onlar, elde ettiğim başarılara ulaşmamda bana yardım etti. Şimdi onları mutlu ediyorum. Ailem benim her şeyim."

"BABAM HER ZAMAN ÖRNEK OLDU"

"Çocukluğumun çok iyi geçtiğini söyleyemem. Babam bizleri mutlu etmek için çok çalışırdı. Güçlü karakterimi ondan aldım. Hayatın içindeki zor dönemlerde yeniden doğmayı ondan öğrendim. Hayatımın her döneminde ayaklarımın yere basmasını o öğretti. Bu nedenle bugün hayatın her anından zevk almaya çalışıyorum. Her şeyden önce gerek sahada gerekse saha dışında insanları mutlu etmeyi seviyorum. Mesela sahadayken top bana gelince taraftarlar benden çok şey bekliyor. Bunu hissettiğimde, kazanmak gol atmak ve onları mutlu etmek için her şeyimi ortaya koyuyorum."

"GALATASARAY'DA OLGUNLAŞTIM"

"Galatasaray benim için çok iyi bir seçimdi. İstanbul, harika bir şehir. Taraftarlar futbola tapıyor. Futbola olan tutku en üst seviyede. Bu nedenle Türkiye'de kendimi krallar gibi hissettim. Herkes beni çok seviyordu. Orada iyi bir performans gösterdiğime de inanıyorum. Galatasaray'ın efsanelerinden biri olan Hakan Şükür gibi bir yıldızla birlikte oynama imkanı da buldum. Ondan çok şey öğrendim, 21 yaşındaydım ve Galatasaray'da olgunlaştım."

"İNŞALLAH İKİNCİ TURA YÜKSELİR"

"Galatasaray'ın Kopenhag'ı yendiğini biliyorum. Bana göre Galatasaray'ın ikinci tura çıkma şansı bir hayli yüksek. Kadroları kaliteli, aynı zamanda takımın Şampiyonlar Ligi tecrübesi bir hayli fazla. Bir sonraki maç tabii ki çok önemli. Ben Galatasaray'ın başarılı olmasını isterim, inşallah ikinci tura çıkmayı başarırlar."

"GUARDIOLA HARİKA BİR ANTRENÖR"

"Açıkça itiraf etmeliyim ki, Louis van Gaal ile iletişim sorunu yaşadık. Pep Guardiola ile çok iyi anlaşıyoruz. O da bizi iyi anlıyor. Müthiş bir ilişkimiz var. Herkes onun futbola olan bakış açısını beğendi. Ondan çok şey öğreniyoruz. Özgürce yapıyoruz bunu. İşte bu nedenle de zevk alıyoruz. Pep aynı zamanda mükemmel bir insan. Sürekli yeni bir şeyler öğretmek istiyor. Herkesle birebir ilgileniyor. Soyunma odamıza birçok yenilik getirdi. Onunla da kupalar kazanmaya devam edeceğiz. Süper Kupa'yı kazanarak iyi bir başlangıç yaptık."

"KESİNLİKLE EGOİST BİRİ DEĞİLİM"

"Ben her zaman takım için oynarım. Kalbimi yüreğimi her zaman sahaya yansıtmaya çalışırım. Sahada olduğum süre içerisinde, futboldan keyif almaya çalışıyorum. Oyun seviyemi her geçen gün daha fazla geliştiriyorum. Çünkü çok çalışıyorum. Daha iyi olmak için profesyonelce çalışmam lazım. Umarım uzun bir süre daha böyle devam edebilirim."

"ROBBEN'LE TARTIŞTIĞIMIZ DOĞRU DEĞİL"

"Hiçbir arkadaşımla problemim yok. Penaltı atışı konusunda da Robben'le kesinlikle tartışmadık. Aramızda kısa bir sohbet oldu. Tüm oyuncular ve teknik direktörümüz Pep Guardiola penaltıyı Robben'in kullanması taraftarıydı. Ancak o kullanmak istemedi ve ben de sorumluluğu üzerime aldım. Hem rakiplerime hem de takım arkadaşlarıma karşı saygısı olan bir insanım. Onların güçlü ya da zayıf olmaları önemli değil. Sahada yüreğimi ortaya koyarım. Ayrıca herkes gol atmak ister. O penaltıyı kullanmak istemedi, kullandım ve golümü attım."

"DAHA UZUN SÜRE BAYERN MÜNİH'TEYİM"

"Bayern Münih'te çok mutluyum ve daha önemlisi eşim ve çocuklarım da burada olmaktan çok mutlular. Buraya geldikten sonra büyük aşama kaydettim. Bayern Münih sayesinde yılın futbolcusu ödülünü kazandım. Bu formayı giymekten büyük zevk alıyorum. Uzun yıllar daha burada kalıp bir çok başarıya imza atmak istiyorum. Kulüp yetkilileri, taraftarlar ve takım arkadaşlarım beni çok seviyor. Onlarla çok iyi anlaşıyorum ve uzun süre daha burada kalmak istiyorum."

KUPA ZAFERİNİN MİMARIYDI

Galatasaray'da 2004-2005 sezonunun ikinci yarısında forma giyen Franck Ribery'nin en çok iz bıraktığı maç 11 Mayıs 2005'te Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Kupası Finali'ydi. Ribery, Olimpiyat Stadı'nda oynanan ve Cim Bom'un 5-1'lik zaferiyle sona eren mücadelede ilk golü atmış, ikinci golde ise Necati'ye asist yapmıştı. Ribery, mükemmel futboluyla finale damgasını vurduktan kısa bir süre sonra Aslan'dan ayrılmıştı.