Büyüka: Fenerbahçe kuşbaşı gibi doğranıyor

Spor yazarı ve sunucu Şansal Büyüka Süper Lig'de 8. haftanın ardından değerlendirmelerde bulundu...

Büyüka: Fenerbahçe kuşbaşı gibi doğranıyor

"Galatasaray, yenilse de, yenilmese de oynadığı futboldan müthiş keyif alıyordum. Şimdi mi? Hayır" dedi. Araya girip, "Peki keyif veren takım var mı?" dedik: "Ligin tadı Fenerbahçe"

"Asla... Ben iyi futbola bakarım, bulunduğu konuma asla bakmam. Bizler iyi futbol izlemek istiyoruz. Bir futbolsever olarak hakkımız. En iyi futbolu Fenerbahçe oynuyor. Lige tat veren tek takım Fenerbahçe..."

* Yanal'ın Caner'i oyundan alması, psikolojik olarak negatif bir etki yapar mı?

"Caner sahada potansiyel bir tehlike, tam canlı bomba, bunu kabul etmek gerekiyor. Erciyes maçında bence kırmızı kart görmeliydi. Halis Özkahya, Caner'i niye atamadı bunu çözebilmiş değilim. Meireles olayından sonra ilk Fener maçıydı. Daha ilk maçta Fenerli atmayım mı diye düşündü bunu çözemedim.

* Kuyt, her maçta on birde...

"Kuyt şunu anlatıyor. İyi ya da kötü oyna ama sahada savaş, verebileceğin her şeyi ver. Bu Türk futbolcusu için çok örnek olmalı. Kuyt savaşan bir oyuncu. Her maç iyi oynamıyor, ama her maç savaşıyor.

Beşiktaş'ın 'gazı' kaçtı

* Beşiktaş da Çaykur Rizespor'a takıldı. İlk dört hafta çok övdüğünüz takım hakkındaki düşünceniz.

Dördüncü hafta sonunda Beşiktaş'ın "göz kamaştıran" futbolunu anlatacak ifadeler bulamıyorduk. Öyle bir lig oynuyoruz ki, daha sekiz hafta geride kaldı, haftalar mevsimler gibi değişiyor. Belli ki tam istim üstündeyken gelen Galatasaray yenilgisi ve çıkan olaylar Beşiktaş'ın gazını fena halde kaçırmış. Bir takım kötü oynayabilir ama, Beşiktaş'ın hızı, hırsı, isteği, coşkusu ilk haftaların çok ama çok gerisinde...

İhtiyar Gekas olsa...

* Trabzonspor da gol yemiyor ancak atamıyor da...

"Trabzonspor ligi sadece Fenerbahçe maçlarından ibaret sayarsa sıkıntı çeker. Fenerbahçe önünde çok hırslı oynadı. Sivas maçında aynı hırs, aynı istek yoktu. Hocanın yenemiyorsan yenilme ifadesine katılıyorum. Trabzon'un çok ciddi biçimde iş bitirecek bir golcüye ihtiyacı var. Sihirli dokunuşu yapması lazım. Keşke ihtiyar denilen Gekas, Trabzon'da olsa... En az iki gol atardı.

* Bir de TFF önünde yaşanan bir takım olaylar var.

"Trabzon'un kupasını isteyip hakkını aramasını saygıyla karşılıyorum. Federasyon yürüyüşü de kalabalık bir tepki gösterisiydi. Ancak federasyon bayrağını niye indirirsin? Hak arayışına kimsenin bir dediği yok.Hacıosmanoğlu bu konuda çok iddialı. Seçilme sebebi de bu. Genel kurul öncesi bu sözleri verdi. Gerçekçi konuşuyor. Federasyon, 'karar verdim değişmez' diyor. Fenerbahçe, 'Tahkim Kurulu kararları asla değişmez' diyor. Üç taraf da iddialı konuşuyor. Bu kavga da bitmez.

Bu sandık başka sandık!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, kongrede aday olabilecek gibi görünüyor. Başbakan'ın sandıktan çıkana saygı duyulması gerektiğini de örnek gösteriyor. Yorumunuz ne olacak?

* Aziz Yıldırım'ın kişisel tercihlerini saygı ve anlayışla karşılıyorum. Adayım derse anlayışlı olmak gerekir. Ama Başbakan'ın sandık ifadesine gelince, söylenilen Türkiye ile ilgili sandık. Aziz Yıldırım'ın ise Fenerbahçe ile ilgili sandık. İkisi çok başka bir sandık. UEFA yerine kendimizi koyalım. Fenerbahçe'ye bir ceza verdin. Onlar yanlış, UEFA doğru diyor. Disiplin kurulu ceza vermiş, Tahkim Kurulu onamış, CAS da onamış. Kasım'da genel kurul yapıyorsun. Aziz Yıldırım yeniden başkan seçiliyor. UEFA şunu düşünmez mi, ben bu takıma iki yıl ceza verdim. Başkan da ömür boyu hak mahrumiyeti ile karşı karşıya... Ama benimle dalga geçer gibi Yıldırım hiçbir şey olmamış gibi başkan seçiliyor. Ben Juventus'u, Milan'ı hizaya getirdim. Ben bu Fenerbahçe'yi hizaya getiremezsem, Avrupa'da otoriteyi nasıl sağlayacağım diye bir düşünceye kapılmaz mı? Bunun sonucu da CAS'ın gerekçeli kararından sonra istemiyorum, Allah korusun diyorum ama Fenerbahçe'nin başına yeni dertler açabileceğini düşünüyorum. Federasyona bunu gözden geçir diyebilir.

Aziz başkan buna kızıyor ama nadasa yatması lazım. Sadece bir dönem dinlensin. İşler bitsin dosya kapansın. Üç sene sonra dönsün gelsin.

Doğru bildiğim şeyde destek veririm, yanlışta da eleştiririm. Yıllarca bana Aziz Yıldırım'ı destekliyor dediler. Şimdi eleştiriyorum. Kulüp şu anda bu kadar hırpalanırken, Fenerbahçe her hafta kuşbaşı et gibi doğranıyor. Bana göre yeni bir yönetim olmalı.

Galatasaray'ın cilası döküldü

* Büyüka, bir futbolsever olarak da Galatasaray konusunda çok üzgün... Cim-Bom'un yenildiği maçlarda bile keyif aldığını bu sütunlarda hep dile getirdi Büyüka:

"Çok yakın zamana kadar birinci futbol keyfim Galatasaray'dı. Ama bu sezon bazı Fatih Terim maçlarını katarak söylüyorum. Galatasaray'ın futbol cilası döküldü. Renksiz, mat bir Galatasaray var. Karabük maçını kazandılar. Ancak son derece kötü oynadılar. Etrafımdaki Galatasaraylılar 'Neyse ki kazandık' diyor. Bu bir teselli olabilir. Ya iyi futbol? Yok. Biz maalesef iyi futboldan çok sonuca endeksli bir ülkeyiz. Ben o Galatasaray'ı arıyorum. Mancini ile beraber Galatasaray'ın genlerinde bir değişiklik olmuştur. Bu sonuç olarak Galatasaray'ı iyi yerlere getirebilir.

* Mancini'nin totemleri varmış?

"Hepimizin totemleri, uğurları var. Yeter ki bu takımın moraline, performansına yansımasın. M.City yetkilisi 'Mancini döneminde burası morg gibiydi' diyebilir. Ancak Galatasaray'da böyle bir hava görmüyoruz. Takımda bir durgunluk var, takımdaşlık konusunda eksiklik var ancak bu Mancini döneminin öncesinde de vardı.

* Bülent Tulun'a da müthiş öfke var:

" Bülent Tulun, başkanın danışmanı. Ünal Aysal'ın başkanlık öncesinde en yakın adamıydı. Tulun'un kendi başına bir karar aldığını da düşünmüyorum. Git şunu transfer et diyorlar. O da gidiyor, alıp geliyor. Bu işleri iyi yapıyor. Bugün başkan açıkça bir tavır koysa Tulun bir adım atabilir mi? Atamaz. Başkan ona inanıyor."

Beğenmediğimiz Sneijder!

Futbolcular milli takımda kaytarmadan mücadele etmeleri lazım. Kaytarmak ağır olabilir, ama performanslarının üzerine çıkamıyorlar. Takım oyunu oynamayı bilmiyoruz. Beğenmediğimiz Sneijder o gece takımının dinamosuydu. Onu oynatan da takım oyunuydu. Biz bireysel yeteneklerle takım oyunu oynayamıyoruz

Süper Ligimizi bir yana bırakıp, ibreyi Milli Takım ve Hollanda maçına çeviriyoruz.

"Bu tip maçlarda zorlanıyoruz. Ama Estonya'nın da, Hollanda'ya iki gol attığını unutmayalım. Hollanda o maçta son dakikada attığı penaltı golüyle bir puanı kurtardı.Yani, o kadar da gözümüzde büyütmemiz gereken takım değil bunlar. Biz de Hollanda'ya iki ya da daha fazlasını atabilirdik. Önemli pozisyonlar da yakaladık. O gece bir çok kategoride maç oynandı, izledik. Ama o kadar komik iki gol yenmemiştir."

* Peki, reçete nedir sizce? Koca bir hedefi daha elimizle ittik, kahrolduk?

"Futbolcuların hiçbiri kendi takımlarındaki seviyenin üstüne çıkamıyorlar, altında kalıyorlar. Bizim milli takımın olmazsa olmazı Arda. Arda'nın o gece kalitesini, yeteneğini ortaya koyduğunu düşünmüyorum. Burak Yılmaz kendisinin gerisinde kaldı. Semih, Selçuk gerisinde. Normal kulüp performansını yansıtamıyorsan Milli Takım nasıl iş yapar? Yapamaz. Milli takımda kaytarmadan mücadele etmeleri lazım. Kaytarmak ağır olabilir, ama performanslarının üzerine çıkamıyorlar. Takım oyunu oynamayı bilmiyoruz. Hollanda da genç ama onlar takım oyunu oynuyor. Beğenmediğimiz Sneijder o gece takımının dinamosuydu."

* Ya ilk gol, hatta ikinci gol?

"Hollanda önünde ilk golü feci kötü yedik. Kimin hatalı olduğunu kulüpçülükle bakmaya başladık. Yediğimiz gole üzülmüyoruz. Galatasaraylı, Semih'i; Fenerbahçeli, Volkan'ı savunuyor suçlu değil diye. Bu çok acı verici bir durum. Fanatizm artık Milli Takım'ı bile kapsıyor.

* Hollanda maçında iki golde de Semih'i görüyoruz, siz nasıl bakıyorsunuz peki?

"İki golde de Semih'in hatası var. Ancak bir genci bu kadar hırpalamamak lazım. Hakan Şükür'ün görüşlerine önem veririm. O Semih için 'sahaları yaşaması lazım' ifadelerini kullandı, çok ilginç... Biraz araştırdım, ortaya bir gerçek çıktı. Semih ve Emre Çolak'a bir büyük olarak tavsiyem, Taksim çevrelerinden biraz uzak dursunlar.

* Konuyu Fatih Terim'e getiriyoruz, tecrübeli hocanın yaptığı açıklamalarda bizde bıraktığı izlenim, basın toplantısı yapmayacağı yönünde. Ancak askıda bekleyen bir dizi soru var ve de yanıt var?

"Terim'in bir kongre üyesi olarak divan kurulunda ya da Mali Genel Kurul'da konuşmasını doğru bulurum. Ya bir profesyonel gibi davranacak toplantı yapacak, ya da Galatasaraylı gibi davranacak. İkinci yolu seçmesinin Fatih Terim adına doğru olacağını düşünüyorum. Orada da şu sıkıntı var. Galatasaray divanında da kulübün başkanını yönetimi ne kadar eleştirebilirsiniz, bu da soru işareti."

Galatasaray'da alışık olmayan çok şeylerin yaşandığını söyleyen Şansal Büyüka, "İç kavganın bitmesi lazım. Tribünlerde devamlı bağırışlar. Bunların işi sürdürmek isteyenlerin hareketi olarak düşünüyorum. Organize işler var gibi" dedi.

* Nasıl organize işler?

"Galatasaray'ın içerisinde hesapları olanların yönetime karşı bir organizasyon içinde olduğunu düşünüyorum."

Cavcav yaşadığı sürece bırakmaz

* Ligin sonuna demir atan, İlhan Cavcav'ın takımı Gençlerbirliği de çok dikkat çekiyor.

"Gençlerbirliği birkaç sezondur kötü transfer yapıyor. Bu sezon aşırı kadroyu boşalttı. Hoca gönderilmemeliydi. Gençlerbirliği de tek adamla yönetilmenin sıkıntısı yaşanıyor. İlhan ağabey, Türk futbolunun en iyi yöneticilerinden biridir. Yaşlandığı doğru. Bırakmalı deniyorsa, İlhan Ağabey yaşadığı sürece başkanlığı bırakmaz.

Futbolu değil polemiği seviyoruz

"Hoffenheim-Leverkusen maçındaki gol tartışılıyor. Böyle şey olursa konuşulur. Biz hakemleri çok konuşuyoruz. Hakemlerin bu hafta kötü olduğu ve sonucu etkilediği de kesin. Biz futbol konuşmuyoruz. Futbolun şikesi, teşviği, mesajları, tribün kavgaları, bedava biletleri konuşuluyor. Biz futbolu değil polemiği seviyoruz, konuşuyoruz.Yani kötüsünden besleniyoruz, iyisinden değil. Gündemde olman için kötü olman gerekiyor."

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir