Verdiği sözün üzerinden 1 yıl geçti

Euro için ne gerekiyorsa yapılacak taahhüdü üzerinden tam bir yıl geçti.

Verdiği sözün üzerinden 1 yıl geçti

Geçtiğimiz yıl bugün ECB Başkanı Mario Draghi piyasaları ipten alan bir açıklama yaptı. Draghi Euro Bölgesi ekonomilerinin dağılıp dağılmayacağının sorgulandığı dönemde ortak para birimini korumak için ne gerekiyorsa yapacaklarını açıkladı.  26 Temmuz’da Londra’da yapılan bu açıklama sonrasında piyasalarda gözle görülür bir rahatlama yaşandı.

Özellikle sorunlu ülkeler olarak nitelenmeye başlayan ve Yunanistan’a ek olarak gündeme taşınan İspanya ve İtalya borçlanma maliyetlerinden sert yükseliş piyasaların genelinde gerilimi attırmıştı.

Draghi’den gelen bu açıklamalar sonrasında tahvil piyasasında rahatlama ilk gözle görülür etken oldu. Stoxx 600 bu dönemde yüzde 20 yükselirken euro yüzde 10 değer kazandı.

Konuşmada açıklanan OMT (Doğrudan Parasal İşlem) olarak bilinen tahvil alım kararı memnuniyetle karşılandı ama geçen bir yılda bu programa başvuru yapılmadı.

BofAMerrill Lynch’ten Avrupa araştırma bölümü başkanı Ralf Preusser, OMT’nin tahvil faizlerini düşürmek için dizayn edildiğini fakat şirketlerin ve hane halkının kredi bulması noktasında yeterli etkiyi sağlayamadığını belirtti. 

Bugün baktığımızda hala İspanya’da fonlama konusundan sorun yaşansa da dün gelen istihdam rakamlarındaki hafif yükseliş ülke için umut vaat ediyor. Açıklama öncesinde İspanya'da yüzde 3.94’ten hızla rekor seviye olan 7.75’e yükselen 10 yıllık tahvil faizi, Draghi’nin açıklaması sonrasında faiz yenden yüzde 4.66 seviyesine gerilerken yıl genelinde ortalama yüzde 4.8 seviyesinden hareket etti.

1999 yılında oluşan kur birliği, kriz döneminde 6 çeyrek üst üste küçülerek en uzun süreli resesyonunu yaşadı. Bu hafta içinde gelen son verilerde ise 2012’deki düşüşün ardından 2013 için yıl sonu beklentisi yüzde 0.6’ya çıktı.

İtalya ve İspanya için borçlanma maliyetlerinin yıl genelinde dengeli kalması açıklamaların en büyük başarısı olarak görülse de hala bölge gündeminde Portekiz ve Güney Kıbrıs var.  

6 Haziran’da yaptığı açıklamalarda en başarılı programın yürütüldüğünü açıklaması ile reel adımlar yerine sözle süreci idare etmeye çalıştığı görülen Draghi’nin enflasyonu yavaşlaması ile önünde hala manevra alanın olduğu konuşuluyor.

Deutsche Bank’tan Avrupa başekonomisti Mark Wall ECB’nin yeni adım atmaya ihtiyacı olmamasını umduğunu belirtti. Bankanın kelimeler ile süreci yönetmeye devam etmek istediğini kaydeden Wall, retoriğe güvenen ECB’nin yeni blöf şansı arayacağını öne sürdü.
 
Draghi'nin konuşması, piyasalar için oyunu değiştiren bir süreç olsa da  istenilen büyümenin yakalanması ya da Euro Bölgesi'nde istihdamı artırma konularında beklentileri karşılamadı.

Euro Bölgesi'nde işsizlik yüzde 12,2 ile rekor seviyeye tırmanmış durumda. GSYH ise 2011'in sonlarından bu yana artış kaydetmedi. İspanya ve İtalya'daki küçük şirketler Almanya'daki şirketlere kıyasla hala daha yüksek faiz ödüyor.

Piyasa uzmanları artık Draghi'nin retorik ile değil gerçek adımlar atması gerektiği noktasında birleşiyorlar. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

22 − 14 =