Türkiye piyasasını ne bekliyor?

Tüm dünyanın gözü Türkiye’de. İstanbul Gezi Parkı’nda başlayan protestolar polisin kontrolsüz güç kullanımı ile tüm Türkiye’ye yayılırken ekonomik boyutu da merak konusu.

Türkiye piyasasını ne bekliyor?

Piyasa uzmanlarının gelişmeler sonrasında yaptığı açıklamalarda protestoların Türkiye ekonomisini çok kötü bir zamanda yakaladığına dikkat çekiyorlar. Geçtiğimiz hafta gelişmekte olan ekonomilerde neredeyse mini kriz yaşamaktan ucuz kurtuldu. Geçtiğimiz hafta FED’in açıklamaları sonrasında gelişmekte olan ülkeler sallanırken Türk piyasaları bu süreçten daha ağır yara alarak çıktı. EPFR Global’ın  verilerine göre geçtiğimiz Cuma günü polislerin müdahalesi öncesinde piyasadan 300 milyon dolarlık çıkış yaşandı. Hafta geneline bakıldığında ise çıkış 1 milyar doları buldu.

Çıkışın ardından dün gelen PMI datalarının da Türkiye ekonomisinin kırılgan bir süreçte olduğunu ortaya koydu.  Mayıs ayı imalat verileri 51.5’ten 51.3’e gerileyerek son 6 ayın en düşük seviyesine geldi. Ekonomide iyileşmenin sağlanabilmesi için tüketici ve iş dünyası güveni daha da önemli hale geldi.

Haziran Ekim dönemi arasında 5 ay boyunca gelirlerinin 3’te 2’lik kısmını turizm gelirlerinden elde eden Türkiye için yaşanan süreç negatif etki edebilir uyarısı dikkat çekiyor. Özellikle cari açığın kapatılmasında bu dönemde turizm gelirleri öne çıkıyor.

Peki Türkiye ekonomisini ne bekliyor?

Haftasonu yaşanan olaylar sonrasında beklenmedik bir darbe alan Türk piyasasında son 10 yılın n sert düşüşü yaşandı. Tahvil piyasalarında gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 6.07’den yüzde 6.78’ye yükseldi. Bu sert hareketlere karşın TL’da daha sağlam kalsa da piyasalar cephesinde TCMB’den bir adım beklentisi gündemde.

Financial Times’da konuya dair yapılan değerlendirmelerde hafta geneline yayılan bir satış dalgası görmenin sürpriz olmayacağına vurgu yapıldı. FT’nin ana senaryosunda Erdoğan’ın uzlaşmacı bir tavır takınacağı beklentisi yer alırken dün Kuzey Afrika gezisi öncesinde yaptığı basın toplantısında bu beklentinin karşılanmadığına dikkat çekildi. Daha sonrasında Cumhurbaşkanı Gül’ün açıklamalarının daha itidalli olduğu kaydedildi. FT Gül’ün Erdoğan’ı yumuşatması beklentisine de yer verdi. Aski halde Türk ekonomisi üzerinde kalıcı hasar kalacağı uyarısı dikkat çekti.     

Erdoğan’ın geri adım atmaması ve protestoların devam etmesi halinde, ekonominin, güven ve turizm ayaklarında ciddi sıkıntı yaşayabileceği bununda daha büyük sermaye çıkışlarına neden olabileceği vurgusu yapıldı.  Sürecin 2014 seçimlerinde referanduma giden yolu açabileceği belirtilirken, Türk varlıklarında politik istikrarın önemi dile getirildi.