Son dakika... Kaşıkçı'yı öldüren timin pasaportları yayınlandı!

Washington Post, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra bir daha haber alınamayan Cemal Kaşıkçı'yı öldüren suikast timinden yedi kişinin pasaport bilgilerini paylaştı.

New York Times ise, cinayet için Türkiye'ye gelen beş kişinin kimliğinin belirlendiğini duyurdu.

son dakika... amerikan basini, kasikci'yi olduren ekibin pasaportlarini yayinladi!Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolması, dünya gündeminde ilk sıradaki yerini koruyor. İstanbul'daki başkonsolosluk binasına girdikten sonra bir daha haber alınamayan gazeteciyle ilgili en çarpıcı haber, köşe yazarı olduğu Washington Post'tan geldi.

Amerikan gazetesi, Cemal Kaşıkçı'yı öldüren ekipte yer alan 7 kişinin pasaport bilgilerini yayınladı. Cemal Kaşıkçı'nın düzenli olarak makaleler yazdığı Washington Post, pasaportlardaki fotoğrafları ve isimleri ise gizledi.

Gazete, bu kişilerin kimliklerini henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulayamadığını bildirdi.

NEW YORK TIMES, İSİMLERİ AÇIK AÇIK YAZDI
New York Times (NYT) gazetesi ise, Türkiye'nin cinayete karışan beş kişinin kimliğini tespit ettiğini duyurdu.

Maher Abdulaziz Mutreb, 2017'de Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçiliğine atanmış bir diplomat ve Suudi Prens'le muhtemelen koruması olarak birçok yeri ziyaret etti.
Suudi kraliyet ailesiyle çalışan Fransız bir profesyonel ise ikinci şüphelinin Prens Muhammed ile seyahat eden güvenlik ekibinin bir parçası olan Abdulaziz Mohammed al-Hawsawi olduğunu ileri sürdü.

Suudi Arabistan'ın basın organlarından birinde, üçüncü şüpheli Thaar  Ghaleb al-Harbi'nin geçen yıl Suudi kraliyet muhafızlarında Muhammed'in Cidde'deki sarayını korurken gösterdiği cesaretinden dolayı teğmenliğe yükseltildiğinin yazıldığı aktarıldı.

Muhammed Saad Alzahrani olarak kimliği belirlenen ve başka birisinin pasaportu ile seyahat eden dördüncü şüpheli de, kraliyet muhafızı.

Şüpheliler arasında yer alan Dr. Salah al-Tubaigy ise bir otopsi uzmanı.
New York Times, Suudi Arabistan'da bu tür yüksek pozisyonlara gelebilmek için üst düzey Suudi makamlarla doğrudan bağlantılı olunması gerektiğine dikkat çekildi.

'SERSERİLERİN OPERASYONU İDDİASI ÇÖKER'
Haberde, "Türk yetkililerin söylediği gibi bu adamlar, Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de ortadan kaybolduğu Suudi konsolosluğunda bulundularsa, orada o gün ne olduğuna ve Prens Muhammed'e doğrudan bir bağlantı sağlayabilirler. Bu, Kaşıkçı'nın Veliaht Prens'ten habersiz bir şekilde, serserilerin düzenlediği bir operasyonda öldüğü iddiasını da ortadan kaldırır. Böyle bir bağ, Beyaz Saray ve ABD Kongresi'nin bu tür bir açıklamayı kabul etmesini de daha zor bir hale getirir" denildi.

Türk yetkililerin 15 kişilik bir ekibin, 2 Ekim'de İstanbul'a uçakla geldiği, Kaşıkçı'yı infaz ettiği, vücudunu parçaladıkları ve aynı gün ülkeden ayrıldıklarına dair belgelere ulaştıklarını ve Kaşıkçı'nın konsolosluğa girişinden sonra iki saat içinde öldürüldüğünü söylediklerini yazan NYT, isimlerinin açıklanmasını istemeyen Türk yetkililerin kendilerine söz konusu 15  kişiden hepsinin Suudi güvenlik yetkilileri, istihbarat ajanları ya da hükümet çalışanları olduğunu ifade ettiğini belirtti.

Kendi kaynaklarının da söz konusu 15 kişinin Suudi güvenlik servisleriyle bağları olduğunun teyit edildiğini aktaran NYT, yüz tanıma sistemi yazılımı, halka açık kayıtlar, sosyal medya hesapları, Suudi cep telefonu numaraları altyapısı, Suudi haberleri, sızdırılmış Suudi belgeleri ve Suudi Arabistanlı tanıkları kullanarak birtakım  bilgiler topladığını kaydetti.

ABD'Lİ SENATÖR TRUMP'I TOPA TUTTU

Kaşıkçı cinayeti, ABD gündeminde de en çok konuşulan başlıklar arasında. Demokrat Parti'nin ileri gelenlerinden Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, Başkan Donald Trump'ı olayda takındığı tavır nedeniyle sert sözlerle eleştirdi.

Trump'ın Riyad yönetimine gereken tepkiyi verememesini ABD liderinin Suudilerle olan şahsi ekonomik ilişkilerine bağlayan Warren, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudiler yıllarca Donald Trump'ın batık işletmelerini kredileriyle kurtardılar. Bugüne kadar kaç para aldı acaba? Amerikan Başkanı'nın Suudi Kralı'nın sözcüsü gibi davranmasının bedeli ne? Trump vergi hesaplarını yayınlasın da görelim" dedi.

Trump, önceki gün Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile telefonla görüştükten sonra yaptığı açıklamada, "Onun aklını okumak istemem ama benim anladığım bu işin ardında serseri katiller olabilir. Kim bilir, bu işin iç yüzü yakında ortaya çıkacak ama o (Kral Selman) iddiaları kesin olarak reddetti" ifadelerini kullanmıştı.

Trump'ın 'serseri katiller' demesi, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın olaydaki sorumluluğunu örtbas etme çabası olarak yorumlanmıştı.

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı'nın gittiği Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'ndan bir daha çıkmadığı teyit edilirken, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde iki uçakla İstanbul'a gelen ve aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiği kaydedilmişti.

2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na giren gazeteci Cemal Kaşıkçı'dan o tarihten bu yana haber alınamıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir