Merkez Bankası ortaladı

Hükümet cephesinden gelen faiz indirimi çağrılarının ardından gözlerin çevrildiği Merkez Bankası'ndan sembolik bir adım geldi.

merkez ara yolu bulduTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısında, beklendiği şekilde faiz oranlarında bir değişikliğe gitmezken, piyasada fazla kullanılmayan geç likidite penceresi borç verme faiz oranında indirime gitmesi sembolik bir adım olarak nitelendirildi.

Hükümet cephesinden gelen faiz indirimi çağrılarının ardından gözlerin çevrildiği Merkez Bankası toplantısından faiz indirimi çıkmadı.  TCMB, yalnızca Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borç verme faiz oranını yüzde 15’den yüzde 13.5’e indirdi. Sınırlı kullanılan geç likidite penceresinde yapılan değişiklikle, önümüzdeki dönemde yapılabilecek faiz indirimlerine ilişkin sinyal verilmiş oldu.

TCMB, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme başlayana kadar sıkı duruşun sürdürüleceğini tekrarlarken, azalan belirsizlikler ve risk primi göstergelerindeki kısmi iyileşme nedeniyle ilave bir sıkılaşmaya duyulan ihtiyacın azaldığını vurguladı. Merkez Bankası'nın açıklamasının cesaret verici şekilde şahin bir tonda olduğunu kaydeden JP Morgan, TCMB'nin enflasyon görünümünde ciddi iyileşme olana kadar para politikasını sıkı tutacağını ortaya koyduğunu belirtti.

JP Morgan, bu indirimin tek anlamının TCMB'nin politika kredibilitesine ve piyasa dinamiklerine güveninin arttığı olduğunu bildirdi. TCMB'nin erken bir gevşeme adımının maliyetli bir politika hatası olacağını savunan Goldman Sachs ise TL'de daha fazla zayıflık ve gelecek 12 ayda 200 baz puan faiz artırımı beklentisini sürdürdüğünü vurguladı. Bununla birlikte dengesizliklerin çok büyük olduğunu ve öngörülebilir gelecekte makroekonomik kırılganlık kaynağı olmaya devam edeceklerini savunan Goldman Sachs, dış sürdürülebilirliğin sağlanması ve dezenflasyonda etkinlik için daha fazla parasal ayarlama ihtiyacı olduğuna inanmaya devam ettiklerini ifade etti.

''ECB'DEN GEVŞEME ADIMI GELİRSE MERKEZ ENFLASYONDA İYİLEŞMEYİ BEKLEMEZ''

Erste Yatırım Başekonomisti Nilüfer Sezgin, Merkez Bankası'nın kullanılmayan geç likidite penceresinde değişikliğe gitmesini sembolik bir hamle olarak nitelendirdi.  Sezgin, ''Merkez Bankası, Türk Lirası'nda olası sert değer kayıplarının sürmesi halinde söz konusu koridoru çok geçici ve çok istisnai olarak kullanabileceğini görüşüyordu. Normalde koridor 12 ama çok istisnai bir durum oluşması  durumunda 15'i kullanırım diyordu. Şimdi bunu 13,5'a indirmiş olması, Türk Lirası'nda istisnai bir şok beklemediğinin göstergesi olarak nitelendirilebilir. Merkez Bankası'nın adımı, faiz indirimlerine yatkın olduğunun sinyalini veren bir hamle. Pratikte bir etkisi yok. İndirim eğilimlerinin olduğuna yönelik bir işaret olarak görüyoruz.'' değerlendirmesinde bulundu. Baz senaryolarında faiz indirimi beklemediklerini kaydeden Sezgin, ''Şu anda koridor mekanizması faiz politikası ya da Merkez Bankası'nın parasal duruşunun temel belirleyicisi olmadığı için herhangi bir indirim olursa bunun hem koridorda hem de politika faizinde beraber olması daha mantıklı görünüyor'' diye konuştu.

Politika faizinde indirimin söz konusu olması için en azından enflasyonda düşüşün başlaması gerektiğine dikkat çeken Sezgin, enflasyonda düşüşün ancak Haziran ve sonrasında mümkün olabileceğini söyledi. Merkez Bankası'nın faiz indirimi gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği konusunda yurtdışının da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sezgin, özellikle Avrupa Merkez Bankası'ndan gevşeme adımı ya da daha net bir sinyal gelmesinin gelişmekte olan ülke kurlarına çok pozitif yansımasının olabileceğini dile getirdi. Böyle bir durumda Merkez Bankası'nın enflasyon görünümündeki iyileşmeyi beklemeden de faiz indirimine başlayabileceğini bildiren Sezgin, faiz indirimi olması için kurlarda şu andakinin ötesinde iyileşmenin gerektiğini söyledi. Sezgin, aksi takdirde öncesinde faiz indirimine gidilmesilmesinin TL üzerinde olumsuz etki yaratarak enflasyon beklentilerini bozabileceğini ifade etti.

POLİTİKA FAİZİ İLE KORİDORDA İNDİRİM BEKLENİYOR

Ekspress Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, Merkez Bankası'nın adımını, sermaye girişlerinde artış olması durumunda faiz koridorunun üst bandını veya tamamını indirmeye hazır olduğu, fakat faiz indirimi için erken olduğu düşüncesinde  olduğunu bildirdi. Derici, ''Avrupa Merkez Bankası'ndan parasal genişleme gelirse hemen indirim bekliyorum. Avrupa Merkez Bankası'ndan ikinci yarı hatta son çeyrekten önce adım beklemiyorum. Dolayısıyla Merkez Bankası için öyle bir adım gelmeden indirimin mümkün olmadığını düşünüyorum. Koridorun tamamında indirime gitmesi muhtemel.'' değerlendirmesinde bulundu.

PİYASALARDA BEKLENTİLER

Saxo Capital Menkul Değerler Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, normalde fazla işlemin geçmediği ve ileriye yönelik hedef sembolü niteliği taşıyan geç likidite penceresinde böylesi bir indirimin, TCMB'nın sıkı para politikasına şimdilik devam edeceği ortamda ileriye yönelik sembolik bir hareket yaptığı şeklinde düşünülebileceğini vurguladı.  TCMB'nin hem enflasyon tarafında hem de global likidite şartlarında FED ve ECB'nin karşılıklı politikaları sonrası gelişen piyasalar tarafında tam bir rahatlama oluşmadan sıkı para politikasından vazgeçmeyeceğine dair sinyaller verdiğinin görüldüğünü bildiren Paksoy, bunun özellikle TL'nin hala tam olarak değer kaybetme riskinden uzaklaşmadığı mesajı verdiğini ifade etti. Paksoy değerlendirme notunda şu ifadeleri paylaştı:

''TCMB'nin bu kararından sonra kısa vade için çok daha fazla yurtdışı piyasalara konsantre olacak bir piyasa göreceğimizi düşünmekteyiz. BİST'te yükselişin tam olarak bittiğini söylemek için çok erken olduğunu hatırlatırken, yine de gelebilecek kar satışlarının karşılanma gücünün de çok daha önemli olduğu bir döneme girdiğimizi hatırlatmak isteriz.

Özetle BİST yönünü ararken; içerde dolar-TL ve faiz tarafında ki hareketlere bakmaya devam ederken, çok daha fazla bilançolara konsantre olacağı ve hikayesi ve bilançosu güçlü firmaların öne çıkacağı bir sürece giriyoruz gibi görünmekte.  Yurtdışı gelişmeler de endeksin genel seyri üzerinde etkili olmaya devam edecektir. Kısa vadede şimdilik geri çekilmelerin alım için fırsat olduğu ve özellikle 2.10 ve altına olası geri çekilmeler oluşursa miktar olarak artacak fiziksel talebin gelmeye devam edebileceğinin altını şimdilik çizili tutmaya devam ediyoruz. Teknik olarak dolar-TL tarafında yukarda 2.15-2.17 ilk önemli direnç olarak durmaktadır. Buranın üstüne olası kalıcı taşmalar halinde 2.1850 ara direnci ve asıl 2.20 psikolojik direnç eşiği gündeme gelebilecektir. 2.15 altında kaldıkça bir anlamda pivot haline gelen 2.12-2.13´lerin de kalıcı aşağı geçilmesi ile 2.10 ve bir altta 2.08 çok kritik destekler olarak izlenmelidir. Özellikle en olumlu senaryonun devreye girmesi durumunda  2.08 altına  geçiş mümkün olabilirse hedef 2.00-2.05 aralığı olmaya başlayacaktır.

Yükselişe devam edebilmek için en kısa vadede gelecek satışların 72.000-73.000 aralığı içinde  karşılanabilmesi önemli olacaktır. Bu daha önce direnç olan ve mevcut durumda destek haline gelen bölgenin üzerinde kalıcı olabildikçe uzun  süredir telaffuz edilen 75.000´ler önemli bir sınır direnç eşiği olarak gündemde kalmaya devam edecektir. 75.000 üzerine çıkışlarda 76.200´ler öne çıkacak buranın üstünde ise 77.000-78.000 aralığı önemli bir ara direnç olarak karşımıza çıkacaktır. Buranın üstüne taşma oluşması durumunda ise  çoklu denenen ama geçilemeyen  bir diğer önemli psikolojik direnç eşiği olan 80.000´ler öne çıkacak ve buranın üstü çok güçlü tepki hareketlerinden yeni bir trend başlangıcına geçişte  asıl sorgulanacak  yerler olarak öne çıkacaktır.

Gelecek kar satışların gücünü arttırması halinde 72.000-73.000 aralığının altına olası sarkma halinde en kısa vade için  71.500´lere konsantre olacağız.71.500 altına olası geçişlerde 70.000-71.000 aralığının  dayanma gücü oldukça önemli olacaktır. Kısa vadeli önemli stop gibi gördüğümüz buraların da altına sarkmalarda daha da temkinli olmakte büyük fayda görmekteyiz. 70.000 altında kaldıkça   69.000 üzerinde tutunma önemli olurken, 69.000 altına geçişlerde aşağıda 67.000-68.000 aralığı Burasının  önemli orta vadeli  stoploss bölgesi gibi kullanılması önemli olmaya devam ediyor.''

''DOLAR/TL'NİN 2,08 BÖLGESİNE GERİLEMESİNİ BEKLEYEBİLİRİZ''

XTB Menkul Değerler Strateji Müdürü Halil Reçber ise konuyla ilgili "Piyasalar yaklaşık 2 buçuk haftadır yatay bir seyir içerisindeydi ve karar sonrası bu seyirde bir bozulma olmadı. Seçimden önce başlayan trendlerin şu aşamada sadece dinlenme sonrası  somutlanmasını görüyoruz.  Kısa vadede olumlu havanın tekrar döneceği beklentisindeyiz. Borsa açısından baktığımızda karar hafif bir satış getirdi ama kuru aşağı çekti. Faizin ise tekrar tek haneye geldiğini görüyoruz.  Dolayısı ile şuanda borsa da bir sıkıntı olmadığını söyleyebiliriz. Faizlerin tekrar tek haneye gerilemiş olması önümüzdeki günlerde enflasyonun da düşük  gelebileceğinin bir göstergesi olmakla beraber; Merkez Bankası’nın önümüzdeki süreçte faiz indirimine  istekli olduğunu işaret ediyor diyebiliriz. Dolar/TL açısından baktığımızda önümüzdeki günlerde tekrar TL’nin 2.08 ve 2.10 bölgesine gerilemesini bekleyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir