Almanya'daki NSU davasında silah itirafı

Almanya'da 2000-2007 arasında 8'i Türk 10 kişinin öldürülmesiyle ilgili Nasyonal Sosyalist Yeraltı davasında, sanıklardan Carsten Schultze örgüte silah sağladığını itiraf etti.

Almanya'daki NSU davasında silah itirafı

Münih Yüksek Eyalet Mahkemesinde görülen davanın 5. duruşmasında NSU terör örgütüne cinayetlerde kullanılan silahı sağlamakla itham edilen ve tutuksuz yargılanan Carsten Schultze ilk kez hakim karşısında çıktı.

Öğleden sonraki oturumda Carsten Schultze, özgeçmişini detaylı bir şekilde anlattı.

NSU'ya destek veren Andre Kappke ile 1997 sonlarında buluştuğunu, bu kişi sayesinde NSU terör örgütünün üç üyesiyle birkaç kez Zschaepenin evinde buluştuklarını belirten Schultze, NSU davasında diğer sanıklardan Ralf Wohlleben'in örgüt elemanlarıyla irtibat kurmasını istediğini ve kendisinde de telefonla söz konusu kişilerle irtibat kurduğunu söyledi.

Schultze 2000 yılı mart ayı sonlarında örgüt üyeleri Uwe Mundlos ve Uwe Börnhardt'ın kendisinden silah istediğini ve bunu üzerine Ralf Wohlleben'e giderek bu talebi ilettiğini aktardı.Örgütün bir Alman tabancası ve mermi istediğini bildiren Schultze, Wohleben'in kendisini aşırı sağcılarla ilgili ürünler satan bir dükkana yönlendirdiğini ve oradaki kişiyle konuştuğunu ve bir süre sonra Doğu Avrupa yapımı bir tabanca ve mermi temin ettiğini ifade etti.

Schultze silah parasını Wohlleben'in verdiğini ve kendisinin de silahı alarak, Chemnitz kentinde Uwe Mundlos ve Uwe Börnhardt ile buluşarak silahı kendilerine teslim ettiğini o sırada Beate Zschaepe'nin de yanlarına geldiğini kaydetti. Schulze, örgüt üyelerinin motorsiklet temin etme girişiminde başarısız olması nedeniyle kendisine kızdıklarını vurguladı.

Schultze ayrıca hakime, silahı alıp teslim ettiğinde aklından "kötü bir şey yapacakları düşüncesinin geçmediğini" vurguladı. Hayatını anlatırken eşcinselliğe olan meyline de değinen Schulze NSU davasının diğer sanığı Ralf Wohlleben ile olan aşırı sağcı ilişkisini de anlattı.

NSU terör örgütü üyeleriyle ilk kez 1997 yılında tanıştığını ifade eden Schultze, Ralf Wohleben'in de kendisini aşırı sağcı parti NPD'ye (Milliyetçi Demokrat Parti) götürdüğünü, 2000 yılının ağustos ayında polisin evin de arama yaptığını ancak örgüt ile iletişim kurulan telefon kartlarını bulamadığını ve bunları Wohlleben'in imha ettiği bilgisini verdi.

Araba boyacısı olarak meslek eğitimi yaptığında aşırı sağcı olan iş arkadaşlarıyla ''Türkavcısı'' adlı müzik parçasını dinlediklerini ve bunun eğlenceli geldiğini anlatan Schultze kendisine aşırı sağcı kıyafetleri aldığını ve ilk kez 1 Mart 1997'de Münih'te NPD'nin protesto yürüyüşüne katıldığını aktardı.

Duruşma notları

Öte yandan bugünkü duruşmada sanıklardan Andre Eminger'in avukatları değişti. Daha sonra başhakim Götzl daha önceki duruşmalarda savunma tarafından verilen dilekçeler hakkında aldıkları kararları açıkladı. Buna göre savunmanın eyalet meclislerinde kurulan NSU Araştırma Komisyonlarının protokollerini incelemek için davanın durdurulması, savcılığın dava ile ilgili tüm evrakları kendilerine vermesi için duruşmalara ara verilmesi, dava ile ilgili dosyaların eksik ve yeterince görülmediği gerekçesiyle davanın askıya alınması, çıkan haberler nedeniyle mahkemede adil yargılamanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın askıya alınması ve taraf tuttuğu gerekçesiyle savcıların değiştirilmesi için verilen dilekçelerin kabul edilmediği bildirildi.

Bunun ardından söz alan Zschaepe'nin avukatı Anja Sturm, yeni bir dilekçe verdi. Yaklaşık bir saat dilekçe okuyan Sturm, siyasilerin ve davayı takip eden savcıların yaptıkları açıklamalarla müvekillerinin yargılanmadan mahkum edildiğini ileri sürdü. Güvenlik birimlerinde silinen dosyalara ve muhbir skandallarına dikkati çeken Sturm, mahkemenin bunların etkisinde kalıp adil bir dava görmesinin mümkün olmadığını ve davanın düşürülmesini talep etti. Hakim tüm bu talepleri öğleden sonraki oturumda reddetti.

Zschape'nin avukatı Anja Sturm, izleyiciler kısmında gizli servis çalışanı, polis ya da belli görevlilerin olup olmadığının tespit edilmesini istedi. Bu talep de hakimin yaptığı inceleme sonrası reddedildi.